Ana Sayfa / Hakkımızda / Bültenler / Yorgunluk Nedenleri
Kurumsal
Yorgunluk Nedenleri
Yorgunluk Nedenleri

Eğer kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız bu durumun pek çok olası fiziksel ya da psikolojik sebebi olabilir. Her ne kadar yorgunluk çoğu zaman yoğun bir iş hayatı ve modern yaşamın hızlı temposunun olağan bir sonucu olarak görülse de bu alışıldık şikayetin ardında özellikle enflamasyon olmak üzere kronik yorgunluk sendromu, gizli enfeksiyonlar, hormonal dengesizlik ve toksik durumlar gibi birçok patolojik süreç bulunabilir. O nedenle sürekli yorgunluk şikayeti olanlarda bunun sebebine yönelik araştırmaların yapılması, sağlımızı tehdit eden bazı önemli durumların ortaya çıkarılmasını sağlayabilir.

Fiziksel Nedenler
  • Anemi
  • Çölyak Hastalığı
  • Kronik Yorgunluk Sendromu
  • Diyabet
  • Obezite
  • Enfeksiyonlar
  • Kalp Damar Hastalıkları
  • Kan ve Lenf Sistemi Hastalıkları
  • Hamilelik
  • Huzursuz Bacak Sendromu
  • Tiroid Bozuklukları
  • Uyku Apnesi
  • Az Su İçilmesi (Dehidrasyon)
Psikolojik Nedenler
  • Anksiyete
  • Depresyon
  • Stres
Yaşam Tarzı
  • Alkol
  • Sigara
  • Kafein
  • Kötü Beslenme
  • Uyku Bozukluğu
Fiziksel Nedenler

Anemi: Sürekli yorgunluğun önemli nedenlerinden biridir. Demir eksikliği anemisi gibi sık görülen kansızlık nedenleri vücut dokularına giden oksijenin azalmasına bağlı çabuk yorulma, baş dönmesi, üşüme, çarpıntı gibi belirtilere yol açar. 

Çölyak Hastalığı: Buğday, arpa,  çavdar gibi tahıllarda bulunan glutene karşı aşırı duyarılılıkla ilgili bir durum olan çölyak hastalığında bağırsaklarda oluşan enflamasyon besin öğelerinin absorpsiyonunda bozulmaya neden olur. Vücut için vazgeçilmez besin öğelerinin yeterince emilememesi, metabolizma ve enerji temini bozulması kişinin kendini yorgun hissetmesine neden olur.

Kronik Yorgunluk Sendromu: Milyonlarca kişiye etkileyen ama nedeni bilinmeyen bu sendromun bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı karmaşık bir mekanizması olduğu düşünülmektedir. Bu hastalarda kronik yorgunluğun yanı sıra hassas bağırsak sendromu ve fibromiyalji birlikte görülebilir.

Diyabet: Yüksek kan şekeri düzeyleriyle karakterize olan diyabetes mellitus (şeker hastalığı) glukozun insülin direnci (Tip 2) veya insülin eksikliği (Tip 1) hücre içine girememesi nedeniyle vücudun hücrelerinin glukozu verimli bir biçimde kullanamamasına bağlıdır. Yüksek glukoz yoğunluğu nedeniyle dokularda ve kan damarlarında oluşan ileri glikasyon ürünleri (AGE) onların yapısını bozarak dejeneratif süreçlere neden olur. Ayrıca glukozun etkin biçimde kullanılamamasından ötürü hücrelerin enerji metabolizmasında meydana gelen bozukluklar yorgunluğa neden olur.

Obezite: Fazla kilolar vücudun taşımak zorunda olduğu aşırı yük nedeniyle kasların çabuk yorulmasına neden olur. Kalp ve dolaşım sistemi de bu durumdan olumsuz etkilenir. Hipotalamik – pitüiter – adrenal (HPA) eksen dediğimiz hormonal kontrol mekanizması ve enflamasyonu teşvik den (proenflamatuar) sitokinlerin etkileşiminin 24 saatlik uyku / uyanıklık döngüsünü belirlemektedir. Hiperkortizolemi (kortizol hormonu yüksekliği) ve hipersitokinemi (sitokin yüksekliği) dinlendirici uykuyu azaltarak yorgunluğa neden olur. Ayrıca obeziteyle birlikte görülen metabolik sendrom, uyku apnesi ve prediyabet gibi durumlar yorgunluğa katkıda bulunur.

Enfeksiyonlar: İdrar yolu enfeksiyonları gibi enfeksiyonlar ağrı, huzursuzluk, uykusuzluk, ateş ve salınan toksinler nedeniyle yorgunluğa neden olabilir.

Kalp Hastalıkları: Kalp damar sağlığı bozulduğunda dokuların oksijenlenmesinin azalması, fiziksel aktivite kapasitesinin düşmesi yorgunluk nedenidir.

Hamilelik: Vücudun ekstra yük taşımasının yanı sıra hamilelikte gerçekleşen hormonal ve fiziksel değişimler bazen olağanüstü yorucu olabilir. Hamileliğin erken dönemlerinde bile aşırı yorgunluk görülebilir. Sağlıklı bir hamilelik için vücudun vitamin, mineral ve mikrobesin gereksinimlerinin yeterince karşılanması, dengeli beslenme anne ve bebeğin sağlığı açısından çok önemlidir.

Huzursuz Bacak Sendromu: Bu sendrom kaliteli uykuyu önleyebilir. Sabahları yorgun kalkılmasına neden olur çünkü vücutta uyku saatlerinde yapılması gerekli olan onarım süreçleri tamamlanamaz.

Tiroid Bozukluğu: Tiroid bezi vücudumuzda enerjiyi kontrol eden organdır. Tiroid hormonlarının yeterli üretilmemesi yorgunluğa neden olur.

Uyku Apnesi: Uyku apnesinin sebebini kısaca beynin vücuda uykuda nefes almasını söylemeyi unutması (santral uyku apnesi) veya boğaz kaslarının gevşemesi (obstrüktif uyku apnesi) olarak ifade edebiliriz. Eğer yüksek sesle horluyor ve sabahları dinlenmemiş olarak uyanıyorsanız bu durum uyku apnesine bağlı olabilir. Bunlara sabah uyanınca ağız kuruluğu ve baş ağrısı eşlik edebilir. Aşırı kilo, boyun çevresinin kalınlığı, solunum yollarında daralma, yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü, alkol, sigara, yatıştırıcı ilaç kullanımı, burun tıkanıklığı uyku apnesi için risk faktörleridir.

Anksiyete: Kortizol gibi stres hormonlarının seviyesi yüksekse vücudunuzun gevşemesi ve kendini onarması daha zor olur, uyku ve enerji düzeylerinin dengelenmesinde güçlükler yaşanır.

Depresyon: Depresyon bazı kişilerde sürekli uyku haline neden olurken bazı kişilerde ise uykusuzluk görülebilir.

Alkol: Düzenli alkol tüketenlerde vücudun toksik ürünlerden kurtulması ve karaciğerin temizlenmesi için daha fazla zamana ihtiyaç vardır. Bunun sonucunda yorgunluk, tükenmişlik ve zihinsel odaklanma güçlükleri yaşanabilir.

Kötü Beslenme: Yeterli besin öğeleri dengeli bir beslenme düzeniyle temin edilemezse vücut işlevlerinde yavaşlama ve besin eksiklikleri gelişebilir. Makro ve mikro besin öğelerinin noksanlığına bağlı pek çok enzim ve hücresel işlevlerde aksamalar meydana gelir, genel bir enerji düşüklüğü ve yorgunluk oluşabilir.

Uykusuzluk: Uyku insan sağlığı için beslenme ve hareket kadar önemli bir unsurdur. İyi beslenmenize ve düzenli bedensel egzersize rağmen kendinizi daima yorgun hissediyorsanız uykunuzla ilgili bir sorun olabilir. Günde yedi saatten az uyumak yorgunluk nedeni olabilir. Yeterli uyku süresi kadar uykunun kalitesi de önemlidir. Uyku öncesi saatlerde çok ışıklı bir ortamdan ve elektronik cihazların ekranlarından uzak durmak, uyunan odanın karanlık ve serin olması gibi önlemler uyku kalitesinin artırılmasında faydalı olabilir.

Yüksek Standartlarda Kalite Akreditasyonu
Synevo Laboratuvarları Merkezleri TS EN ISO 15189 Tıbbi Laboratuvar Kalite ve Yeterlilik Sertifikalarına sahiptir.
10 Avrupa
Ülkesi
90 Laboratuvar
Merkezi
5.500 Uzman Personel
120 Milyon Toplam Yıllık Test
E-Posta Bülteni

E-Bültenimize üye olarak, gelişmelerden, kampanyalardan ve bizden haberdar olabilirsiniz.

Kişisel Verilerin KullanımıGizlilik Politikası
Sizi Dinliyoruz...

Kaptanpaşa Mah. Piyalepaşa Bulvarı, Ortadoğu Plaza No:73 K:4 PK.34384 Okmeydanı, Şişli / İstanbul0850 4 20 20 20

Takip Edin

© 2015 Synevo Laboratuvarları | Tüm Hakları Saklıdır.
İstanbul Laboratuvarları Ticaret A.Ş.
Sitemizde yer alan konular bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi veya tedavi yerine geçmez.