Lütfen aşağıdakileri unutmayın:
- Çölyak hastalarının %6’ya kadarında IgA yetmezliği vardır.
Bu vakalarda IgA otoantikorlarının sonuçları yalancı negatiftir ve bu nedenden dolayı değerlendirmede kullanılamaz. Bunların tespiti için eş zamanlı olarak daima total IgA bakılmalıdır.
Bilinen IgA yetersizliği durumunda ilgili IgG antikorları belirlenmelidir. Ayrıca, deamide gliadine karşı IgG antikorlarının yanı sıra endomizyal ve transglutaminaz IgG antikorlarının da test edilmesi önerilmektedir. - Antikor titreleri glutensiz gıda alımıyla azalmaktadır.
Aslında seroloji testleri (endoskopik muayenede olduğu gibi), glutensiz diyet sürdürülürken yapıldığında sınırlı bir değere sahiptir. Dolayısıyla, kan numunesi alınmadan önce dikkatli bir diyet öyküsü alınmalıdır. - Biyopsi olmadan tanı konabilir.
Şimdiye kadar, eğer antikor testleri pozitif çıktıysa tanının ince bağırsak biyopsisiyle doğrulanması önerilmekteydi (histoloji). Yeni S2k klavuzları uyarınca çölyak hastalığı tanısı bazı durumlarda, eğer anlamlı oranda pozitif serolojik sonuçlara ek olarak HLA tipleri olan DQ2, DQ7 veya DQ8’den birisi mevcutsa, biyopsi olmadan konabilir.


Çölyak hastalığı için HLA tiplemesi
Çölyak hastalığı yatkınlığından sorumlu aleller olan HLA-DQ2, DQ7 ve DQ8 için test ilk olarak risk altındaki hastaları belirlemek ve çölyak hastalığını ekarte etmek için yapılmaktadır. Bunun muhtemel sebebi, bu HLA özelliklerinin çölyak hastalığı için temel ön şart olmasıdır (çölyak hastalığı hastalarının %99’u yukarıdaki HLA özelliklerinden birisini taşımaktadır). Bu HLA özelliklerini taşımayan hastaların çölyak hastalığı geliştirmesi neredeyse imkansızdır. HLA’nın belirlenmesi hiçbir diyetten etkilenmez.

Çölyak hastalığının en çok HLA ile sıkı ilişki içinde olduğunun fark edilmesi 2012 yılında yeni ESPGHAN klavuzuna (Avrupa Pediatrik Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme derneği) ve 2014 yılında Alman Sindirim ve Metabolik Hastalıklar Derneğinden, yeni S2k klavuzuna yol açtı. Her iki klavuz yeni tanı parametresi olarak HLA testini içermektedir. Önerilen tanı algoritmalarıyla bağlantılı olarak, kılavuzlar iki hasta grubunu ayırmaktadır:
- Çölyak hastalığı semptomları bulunan hastalar
- Risk altındaki asemptomatik hastalar
Çölyak hastalığı semptomları bulunan hastalarda, HLA testi sonucu pozitifse ve aşağıdaki ön şartlar yerine gelmişse tanı biyopsi olmaksızın konabilir.
- Tipik (gastrointestinal) göstergeler
- Sınır değerin 10 katından fazla yükselmiş transglutaminaz IgA antikoru titreleri
- Pozitif endomizyal antikorlara bağlı olarak serolojik pozitifliğin doğrulanması
- Glutensiz diyet altında klinik ve serolojik remisyon
Şekil 3: 2012 ESPGHAN kriteriyle ve yeni S2k kılavuzuyla uyumlu, klinik çölyak hastalığı şüphesi olduğunda tanı yaklaşımı
Yukarıdaki hastalıklara bağlı olarak hem artmış çölyak hastalığı riski olan hastalarda, hem de çölyak hastalarının birinci derece yakınlarında tanı koymaya HLA belirlemesiyle başlanmalıdır. Bunun nedeni, HLA sonucu negatifse düzenli olarak tekrarlanan antikor taramasının artık gerekmemesidir. HLA sonucu pozitifse, her iki ila üç yılda transglutaminaz IgA antikorları tespit edilmelidir.
Şekil 4: 2012 ESPGHAN kriteriyle ve yeni S2k kılavuzuyla uyumlu, risk altındaki asemptomatik hastalarda tanı yaklaşım.