Talasemiler ve
Diğer Hemoglobin Hastalıkları

Akdeniz Anemisi, Halsizlik, Yorgunluk, Konsantrasyon Bozukluğu vb. belirtiler gösterebilir.

Detaylı Bilgi Almak İçin Hemen Arama Talebi Oluşturun!
Danışma Hattı : 0850 4 20 20 20 (Hafta içi 08:00 - 18:00 / Cts 08:00 - 14:00)
Hemoglobin Hastalıkları (hemoglobinopati) Nelerdir?
Kana rengini veren ve kan hücrelerimiz içinde bulunan hemoglobin hayati bir proteindir. Hemoglobinin kalıtsal bozuklukları hemoglobinopati olarak adlandırılır. Dört tane protein zincirinden oluşan hemoglobin molekülü kan ile dokulara oksijen taşınmasından sorumludur. Bu proteinde oluşan bozukluklar, dokulara yeterince oksijen taşınamaması ile sonuçlanır ve klinik olarak hafif bulgulardan ağır bulgulara kadar ilerleyen bir hastalık yelpazesi olarak karşımıza çıkar.

Yaygın olarak görülen hemoglobinopatiler, talasemi (Akdeniz anemisi) ve orak hücreli anemidir. Bunların dışında Hemoglobin (Hb)E, HbC ve HbD hastalığı gibi nadir görülen pek çok hemoglobinopati türü mevcuttur. Talasemiler genellikle otozomal resesif kalıtım gösterirler ve dünya çapında tek gene bağlı en yaygın hastalıklar arasında yer alırlar. Esas olarak iki farklı talasemi türünden bahsedilmektedir. Alfa globin zincir üretiminde azalma ile karakterize olan alfa talasemi ve beta globin zincirlerinin üretiminde bozukluklar görülen beta talasemi. Hastalık tablolarının belirginliği oldukça çeşitlidir ve ilgili gen kopyalarının sayısına ve mutasyonun türüne bağlıdır (şimdiye kadar 1000’in üzerinde farklı mutasyon tanımlanmıştır). Talaseminin hafif türleri genellikle klinik olarak dikkat çekmezler ve sadece hafif bir kansızlık gösterirler. Ağır türlerinde kan nakli (transfüzyon) gereklidir.
Anemi Nedir?
Halk dilinde kansızlık olarak da bilinen anemi, bir hastalık olmayıp sebeplerinin açıklığa kavuşturulmasını gerektiren bir durumdur. Anemi, oksijen taşıma kapasitesinin düşmesine neden olan hemoglobin düzeylerinin azalması olarak tanımlanır. Anemide halsizlik, çarpıntı, solukluk gibi belirtilerin yanısıra hafıza problemleri, konsantrasyon bozukluğu ve genel performansta düşüklüğü görülebilir. Aneminin en yaygın olarak görülen sebebi, tüm anemi vakalarının büyük bir bölümünden sorumlu olan ve demir alımı ile tedavi edilebilen demir eksikliğidir. Bununla birlikte hemoglobinopatiler de sıklıkla anemiye neden olabilirler.
Talasemi riski ne kadar yüksektir?
Talasemilerin görülme sıklığı (yaygınlığı) etnik kökene bağlıdır. Ataları Akdeniz ve Arap ülkelerinden veya Asya ve Afrika’nın belli ülkelerinden gelen kişilerin taşıyıcı olma riski çok daha fazladır. Bundan dolayı muayene ve laboratuvar istemlerinde etnik kökenin belirtilmesi büyük önem taşımaktadır. Toplam olarak ülkelerde insanların yaklaşık % 4.5’i talasemi veya başka bir hemoglobin anomalisi taşıyıcısıdır.

Resim: β talasemi majörün yaygın olarak görüldüğü başlıca bölgeler (taranmış). Öncelikle malaryanın (sıtma) yaygın olduğu ve eskiden yaygın olduğu bölgeler de görülmektedir. Talasemi taşıyıcıları malarya infeksiyonlarına karşı kısmi bir korumaya sahiptirler, kan hücreleri sıtma mikrobunun gelişimine zaman vermeden yıkılırlar. Bu sebeple bu bölgelerdeki talasemi taşıyıcıları belli bir korunma avantajına sahiptir.
Talasemi nasıl teşhis edilir?
Bir anemi şüphesinde öncelikle doktorunuzun önereceği bir kan örneğinde laboratuvar tetkikleri gerçekleştirilir. Tetkik sonuçlarının talasemiyi işaret etmesi durumunda farklı hemoglobin türlerinin bileşimini gösteren hemoglobin varyant analizi (elektroforez, HPLC) gerçekleştirilir. Bu talasemiyi veya orak hücre anemisini tespit etmek için genellikle yeterli olmaktadır. Ancak talaseminin bazı türleri (örneğin; alfa-talasemi minima ve minör) bu yöntemle tespit edilememektedir. Bu durumda moleküler genetik analiz gerçekleştirilir.
Moleküler tanının avantajları nelerdir?
Standart laboratuvar teknikleri ile talaseminin tüm türlerini kesin olarak tespit etmek mümkün değildir. Alfa talaseminin karmaşık veya hafif seyreden çeşitlerinin moleküler testler ile açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ayrıca önleyici nitelikteki araştırma taleplerinde de genetik incelemeler uygundur. Bu incelemeler, prenatal tanıyı ve talasemi teşhis edilmiş olan hastaların yakınlarının ve çocuklarının taşıyıcı olup olmadıklarının belirlenmesini kapsamaktadır. Klinik olarak dikkat çekici özellikte olmayan talasemi taşıyıcılarında bile partnerlerin genetik statüsü, doğacak bebeklerin riskinin hesaplanması açısından aile planlamasında büyük önem taşımaktadır.

Gereğinde genetik bilgilendirme görüşmesi eşliğinde bir moleküler genetik inceleme tavsiye edilmektedir. Böyle bir görüşme kapsamında danışanın ve akrabalarının taşıdığı risk hesaplanabilmektedir. Ayrıca bu zemin üzerinde genetik incelemenin yapılması hususunda uygun bir karar verilebilmesi için moleküler genetik tanının sunduğu olanaklar ve sınırlar, fayda ve riskler de açıklanır. Burada “Bilmeme hakkı“ geçerlidir, yani genetik muayenelerin gerçekleştirilmesi kişinin kendi kararına bağlıdır.
    • alfa talasemi minima (aa/-a): Genellikle klinik açıdan dikkat çekici değildir. • alfa talasemi minör (aa/--): Genellikle klinik açıdan dikkat çekici değildir. • HbH hastalığı (-a/--): Kısmen transfüzyon gerektirir. • HbBart hastalığı (--/--): Hidropfetalis (ölümcül)
Pozitif bulgunun sonuçları nelerdir?
Doğru tanı doğru tedavinin rehberidir. Genellikle tedavi gerektirmeyen hafif seyirli talasemi türlerinde, bulgular diferansiyel tanının yanı sıra (örn. bir aneminin) öncelikle aile planlaması için önem taşımaktadır. Eşlerin her ikisinde de mutasyon teşhis edilmişse, bunların çocuğa kalıtılacağı ihtimali hesaba katılabilir ve gerekirse prenatal (doğum öncesi) bir araştırma yapılabilir. Hastalığın şiddeti, kalıtılan alellerin durumuna göre, çocuğun rahim içinde ölümüne yol açan Hidropsfetalis’e varıncaya kadar değişik şekillerde seyredebilmektedir.
İnceleme sonucunun negatif olması ne anlama gelir?
Negatif olarak değerlendirilen bir inceleme sonucu, analiz edilen genlerde herhangi bir mutasyon veya delesyona (silinme) rastlanmadığını ifade eder. Bu durumda talasemi ihtimali kesin bir şekilde ekarte edilemez, zira mutasyon nadir durumlarda analiz edilmemiş gen bölgelerinde veya diğer (şimdiye kadar tanınmayan) genlerde bulunabilir.

Talep ve numune materyaline ilişkin önemli bilgiler

Numune materyali : 5-10 mL EDTA’lı kan örneği
İnceleme süresi : Yaklaşık 2 hafta
Yüksek Standartlarda Kalite Akreditasyonu
Synevo Laboratuvarları Merkezleri TS EN ISO 15189 Tıbbi Laboratuvar Kalite ve Yeterlilik Sertifikalarına sahiptir.
10 Avrupa
Ülkesi
83 Laboratuvar
Merkezi
4.100 Uzman Personel
94 Milyon Toplam Yıllık Test
E-Posta Bülteni

E-Bültenimize üye olarak, gelişmelerden, kampanyalardan ve bizden haberdar olabilirsiniz.

Kişisel Verilerin KullanımıGizlilik Politikası
Sizi Dinliyoruz...

Kaptanpaşa Mah. Piyalepaşa Bulvarı, Ortadoğu Plaza No:73 K:4 PK.34384 Okmeydanı, Şişli / İstanbul0850 4 20 20 20

Takip Edin

© 2015 Synevo Laboratuvarları | Tüm Hakları Saklıdır.
İstanbul Laboratuvarları Ticaret A.Ş.
Sitemizde yer alan konular bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi veya tedavi yerine geçmez.